Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Atatürk'ün Vecizleri  (Okunma Sayısı 73 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
sozinrock
Ziyaretçi
« : 17 Şubat 2007, 17:34:57 »

Öğretmenler Yeni Nesil Sizlerin Eseri Olacaktır

Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir. (1933)

Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir. (1925)

Halkçılık, toplum düzenini çalışmaya, hukuka dayandırmak isteyen bir toplum istemidir. (1921)

Türkiye Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, fakat kişisel ve sosyal hayat için işbölümü itibariyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek, esas prensiplerimizdendir. (1923)

Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti demektir. (1930)

Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. (1930)

Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. (1926)

Cumhuriyet, fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seviyeli muhafızlar ister.

Türk çocuklarına sporun bugünkü tekniğini öğretmek ve bunlardan bir kısmını bazı törenlerde ve bayramlarda dekor olarak koymak gerekir.

Spor, yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlak da bu işe yardım eder. Zeka ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler, zeka kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.

Milli benliğe uzanacak her eli şiddetle kırdığımız, önüne dikilecek her perdeyi derhal devirdiğimiz gün, hakiki kurtuluşa yetişmiş olacağız. (1923)
 
Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir, öğretmenden ve eğitimden yoksun bir millet daha millet adım almak yeteneğini kazanamamıştır. Orta sıradan kütle denir, millet denemez. Öğretmenler, hiç bir zaman hatırınızdan çıkmasın ki, cumhuriyet sizden "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesiller ister.

Türk demek, dil demektir. Milliyetin çok bariz vasıflarından birisi dildir. Türk milliyetindenim diyen insanlar, herşeyen öncemutlaka Türkçe konuşmalıdırlar. Türkçe konuşmayan bir insan Türk harsına, camiasına mensubiyetim iddia ederse buna inanmak doğru olmaz.

Sanatçı, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ilk ışığı duyan insandır.
Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
İnsanların mücadelesinde en kuvvetli istahkam, iman dolu göğüslerdir.
Yurtta barış, dünyada barış.

Gençler! Cumhuriyeti biz kurduk. Onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

Ekonominin yayılmasında başlıca gerekli olan yollar, demiryolları, limanlar, kara ve deniz ulaştırma araçları ulusal varlığın maddi ve siyasal kan damarlarıdır.

En güzel ve coğrafi vaziyette ve üç tarafı denizle çevrili olan Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile en ileri denizci millet yetiştirmek kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten istifade etmeyi bilmeliyiz; Denizciliği, Türk'ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli, ve onu az zamanda başarmalıyız
Logged
DaRKNiGHT
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 17 Şubat 2007, 20:13:39 »

Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. (1930)
şu laikliği keşke yukarıdaki anlamında kullansa herkes...
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: