|
DaRKNiGHT
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #1 : 08 Haziran 2008, 06:41:18 » |
|
ALİSİM
Kasnağından fırlayan kayışa kaptırdın mı kolunu Alişim.. Daha dün öğle paydosundan önce Zilelinin gitti ayakları, Yazıldı onun da raporu ihmalden.. Gidenler gitti Alişim, Boş kaldı ceketin sağ kolu. Hadi köyüne döndün diyelim, tek elle sabanı kavrasan bile Sarı öküz gün görmüştür, Anlar işin iç yüzünü üzülme Alişim, sabana geçmezse hükmün Ağanın davarlarına geçer. Kim görecek kepenek altında eksiğini kapılanırsın boğaz tokluğuna. Varsın duvarda asılı kalsın bağlaman beklesin mızrabını. Sağ yanın yastık ister Alişim sol yanın sevdiğini. Kızlarda emektar sazın gibi Çifte kol ister saracak
AYDIN'MISIN..
Kilim gibi dokumada mutsuzluğu Gidip gelen kara kuşlar havada Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden Tabanında depremi kara güllelerin Duymuyor musun..
Kaldır başını kan uykulardan Böyle yürek böyle atardamar Atmaz olsun Ses ol ışık ol yumruk ol Karayeller başına indirmeden çatını Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm Alıp götürmeden büyük denizlere Çabuk ol..
Tam çağı işe başlamanın doğan günle Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden Her satırında buram buram alınteri Her sayfası günlük güneşlik Utanma suçun tümü senin değil Yırt otuzunda aldığın diplomayı Alfabelik çocuk ol..
Yollar kesilmiş alanlar sarılmış Tel örgüler çevirmiş yöreni Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende Benden geçti mi demek istiyorsun Aç iki kolunu iki yanına Korkuluk ol...
BIRAZ DAHA SABIR
Gözünü yıldırmasın karakış, Altında sağlama yatağın Hastanede sıran var. Ne kaldı ki şurada, Ekim, Kasım, derken Aralık Sabrın tükenmezse eğer, Heybelide'sin bahara doğru. Bilirsin can boğazdan gelir Senin neyine şu bakır mangal Çıksın çadırcılara. Bilmem işine yarar mı artik, Şu duvardaki palto, Yok işte çalışmaya dermanın Hele otursun şu barış yerine, Sık dişini.. Her şey düzelecek yakında, Her şey yoluna girecek Doktor kapına gelecek, İlaçlar ayağına. Bakma kesildiğine terkosun Serbet akacak çeşmelerden! Bu sıcağa kar mı dayanır, Dirilirsin bayrama varmadan Kalkarsın ayağa. Sıtmalı kızının Doya doya öpersin yanaklarını. Biraz daha sabır, aslanım, Biraz daha sabır...
PARMAKLIGIN OTESINDEN
İnsanları alabildiğine sevmeyi, Bırakmazlar yanına. Böyle çekersin cezasını Üç duvar bir kapı arasında; Onlardan ayrı Böyle onlardan uzak. Yasak sana,boylu boyunca sokaklar, Bahçeler ,yalı kahveleri. Dostlara şimdi mektup değil, Bir selam yasak Kapılar demir sürgülü,çifte kilitli, Kapalı ,hürriyete giden yollar İçerdeki içerde mahzun, Dışardaki dışarda. Buradaki her şey sade Ekmek ve su,düşünceler. Emirler çeşitli Kapıda kilik,emir, Uzakta düüdk,emir, Emir,dışarda dikilen nöbetçi. Hürriyeti çoktan unuttum, O yemyeşil masalların kızıdır Eskiden sevilmiş. Bir ince hastalıktır olsa olsa, O şimdi ciğerlerimde. Şu pencereye verdim kendimi, Bütün üzüntülere karşılık, Boğazın suları üzerinden Karşı sırtlara açılmış pencereye. Üsküdarı bilmezdim eskiden, Burada ısınıverdi kanım. Vurgunum şu Kızkulesine Ne de şirin görünüyor Uzaktan Karacaahmet Hiç de söyledikleri gibi değil, Bana düşündürmüyor ölümü...
|