|
DaRKNiGHT
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #1 : 08 Haziran 2008, 06:40:05 » |
|
ARKADAS
Bugünlerde bir akşam, şehrin aynalı gazinosuna ve aynaların içine Selimi salis gibi oturacağım. Önümde rakı, dışarda akşam. akıntı, kayıklar ve gelip geçen, Meyhanenin kapısından, iki elini gözüne siper edip bakan birisi Bu herif aşık, diyecek. Saçları perişan, dudakları mürekkepli, hali bencileyin serseri bir kızı Büyük bir sandal Akıntının içinden çekip Rakı kadehimle benim arama bırakacak
Diyeceğim.. Bu akşam değil bir başka akşam seni alıp bir kocaman şehre götüreceğim, O şehirde toprak çoktan patlamıştır Yıkılmıştır bildiklerim Kocaman cepheleriyle borsalar, saraylar, kimbilir belki de mahkemeler, zindanlar... Masaldır artık Onların kahramanlığı, onların merhameti, onların fazileti. Ezanalar, mevlütler, harbler, taburlarla kahramanlar. Kafam alkolsüz, ellerim kelepçesiz, Seni bir akşamüstü, Sotiraki nin gazinosundan Rakı kadehimle benim aramdan alıp Altın akşamların sarı çocukların tırmandığı Kuşların öttüğü ve yemişlerin yendiği Hudutsuz ve çitsiz, Perisiz ve cinsiz, Kümessiz ce evsiz Hasılı numarasız Bir memlekete götüreceğim.
İstasyondan iner inmez Seni metrolar başka beni başka tarafa götürsün. Zararı yok1 Yalnız yine böyle kumral akşam üstleri Yapayalnız kaldığım kasım akşamları Buruşuk manton, dağınık saçların mürekkepli ağzın ve hemşire çahrenle Ayaklarını bir sandalyeye dayayıp Bana iki satır birşey söyleyeceksin, Bugün ne yaptın, çalıştın mı.. İstersen sonra kalkar, gezmeye gidersin Bensiz, Sen bilirsin....
CEYLAN'I BAHRI
Neremden geliyor bu sevinç.. Sana baktıkça çocuğum Maviliklerin, badem ağaçlarının, metrük havuzların kurbağa seslerinin Güzelliğini, İskele çımacısının altın yüreğini. Gelecek bir sabah vakti, güneşten Derin elemlere rüzgar Bastonunda kış armutları asılı Küpeştesinde ekmek ayvaları, Kirli yelkenine fırtınalar sarılı Kavunlarında sulh ve sükun Halatlarında mesut sahillerle Bir ceylanı bahri
MARIKULA DOGUR
İstemem eski rüyalardaki kadın resimlerini Tombul ve beyaz. Bana bir taze dişin, yazın kumsalda kızarmış Tüylü altın bacağın yeter Ve tren yollarında tüten öğlelerin. Kışın şarap içtiğimiz kahvelerdeki Boyalı kadınlar rüyası. bitsin.
Ne su başlarında tavus tüyleri gibi çeşitli böceklerin hasreti Ne çayır içinde gülüşen çocukların yırtık mintanları Sen Taze dişlerinde hıyar kokusu. Ağzında olgun domateslerin çekirdeği, Karpuz ve erik.
Doldursun bütün bu sahili Marikula Çıplak dizlerinde ağları ördüğün zaman Birdenbire sancılanarak yapacağın çocuklar. Vapurlara seslenecekler Marikula Hey, kaptan dur Her dokuz ay on günde ikizlerini Sandallar boş bekliyor. Balık yalnız tutulmuyor Marikula Bacakları çevik çocuklarım sendedir Doğur Marikula doğur...
|