Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sultan II. Bayezid  (Okunma Sayısı 285 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
DaRKNiGHT
Ziyaretçi
« : 21 Ocak 2007, 17:19:51 »


Sultan II. Bayezid Han

--------------------------------------------------------------------------------

Babası : Sultan II. Mehmed
Annesi : Mükrime Hatun
Doğduğu Tarih : 1452
Padişah Olduğu Tarih : 19 Mayıs 1481
Tahttan Mecburen İnişi : 25 Nisan 1512
Öldüğü Tarih : 26 Mayıs 1512


Sultân II. Bâyezid, Gülbahar Hâtun’dan 1450 yılında Dimetoka Sarayı’nda dünyaya geldi. Babası Sultân Fâtih’in nâşı 17 gün saklandı ve Amasya’da Sancak Beyi olan Şehzâde Bâyezid İstanbul’a getirilerek tahta çıkarıldı. Bazı tarihçilerin, Osmanlı kaynaklarında geçen “îş ü nûşu severdi” şeklindeki ifadelerini, onun gençliğinde eğlence ve içkiyi severdi şeklinde yorumlamaları asla doğru değildir. Tam aksine veli lakabını alan nadir Padişahlardan biridir. Asrındaki maneviyât erleri ve âlimlere gösterdiği hürmet de bunun şahididir. Müstakil bir sorunun cevabında da özetleyeceğimiz gibi, Fâtih’in vefatıyla Hıristiyan alemi istediğine kavuşmuş ve Roma bir İslâm merkezi olmaktan kıl payı kurtulmuştu. İşte Şehzâde Cem olayı da bunun tuzu biberi oldu. Sultân Bâyezid, İtalya’daki Gedik Ahmed Paşa komutasındaki orduyu hemen geri çağırdı ve maalesef 1495 yılına kadar, birinci derecede Cem Sultân ve Memlüklülerle meşgul oldu. Sultân Bâyezid’in asıl saltanatı 1495 yılından başlatılabilir.

Bütün bu sıkıntılara rağmen, Sultân Bâyezid, 1483’de 1. Seferini Morava’ya ve 1484 yılında ikinci seferini de Boğdan’a yaptı. Maalesef düşmanlar, 1485 yılından itibaren, dünyanın 1. ve 2. güçlü devletleri olan Memlüklülerle Osmanlıların arasını açmaya muvaffak oldular. Osmanlı hacılarının güvenliğini sağlamayan Memlüklülere karşı, Mayıs 1485’de Çukurova’ya asker gönderilerek resmen harp başlatılmış oldu. Memlüklü Sultânı Kayıtbay düşmanlığın devamını istemiyordu; çünkü bundan Endülüs’de Müslümanlara zulmeden İspanya ve Portekiz ve ayrıca tüm Hıristiyan blok istifade ediyordu. Neticede Ramazan Oğulları Memlüklülerde ve Zülkadir Oğlu Osmanlı’da kalmak üzere, yıllar süren ve genellikle Memlüklü lehine sonuçlanan savaş yılları sona erdi.
 
 
1495’de Cem Sultân’ın vefatı ve de Memlüklü ile yapılan sulhden sonra yeniden asıl saltanat yıllarına başlayan II. Bâyezid, evvela Boğdan’a musallat olan Polonya’ya karşı haretekete girişti. Bununla da kalmadı; Venedik, Macaristan ve zaten arada düşmanlık bulunan İspanya ile fiilen savaş hali başladı. II. Bâyezid 4. Ve 5. seferini, sırasıyla 1499 ve 1500 yıllarında Venedik üzerine yaptı. 4 yıl süren savaşlar neticesinde, Venedik Balkanlardaki bütün müstemlekelerini, başta Mora ve Yunanistan olmak üzere, Osmanlı Devleti’ne teslim mecburiyetinde kaldı. Osmanlı orduları, Macaristan ve Bosna’da yaptıkları savaşlarda da önemli fetihler elde ettiler.

Maalesef, bu başarıların ardından, Erdebil’deki Safevî tarikatının şeyhlerinden Şeyh Cüneyd, onun oğlu Şeyh Haydar ve nihayet asırlarca Osmanlı Devleti’ni fetihlerinden uzak tutan Şah İsmail ve onun Şi’i devleti olan Safevîler meselesi ortaya çıktı. 1460’da Şeyh Cüneyd katledildi, ama yerine geçen Şeyh Haydar, işi daha da ileriye götürdü. Asıl problem, Uzun Hasan’ın da torunu olan Şah İsmail ile başladı. Şah İsmail’in desteğiyle Anadolu’dan toplanan Türkmen gençleri, Erdebil’e götürülüyor ve orada ciddi bir Şî’a eğitimi verildikten sonra, birer Şi’î mollası olarak Osmanlı Sofuları adıyla Anadolu’ya gönderiliyordu. 1507’de Şah İsmail’in Zülkadir Oğlu Alâüddevle Beyin kızını istemesi ve onun da bir Şi’îye kızını vermek istememesi üzerine, II. Bâyezid’in kayınpederi ve Yavuz’un da dedesi olan Zülkadir Oğlu beğliğine saldırdı ve zulme başladı. Osmanlı Devleti’nden ve Memlüklülerden tepki görmeyince iyice şımardı. Tepki, 1487 yılından beri sancakbeğliğinde bulunduğu Trabzon’dan yani Yavuz’dan geldi ve Şehzâde Yavuz hemen Gürcistan Seferine çıktı. Bu sefer sonucunda, Yavuz komutasındaki Osmanlı orduları, Şah İsmail’in oğlu İbrahim Mirza’nın komuta ettiği Safevî ordusunu Erzincan yakınlarında perişan etti. Halk, Yavuz adına “Yürü Sultân Selim, devrân senindir” türkülerini söylüyor ve babasının pasifliğini bir nevi protesto ediyordu.

Zor olan nokta Şah İsmail’in şahlığı ve şeyhliği beraber götürmesiydi. Bu sebeple Antalyalı bir Türkmen olan ve Erdebil’e giderek tam bir Şi’i mollası haline gelen Şah Kulu isimli halifesi, çevresine topladığı bazı göçebelerle devletin başına yeniden gâile açmaya hazırlanıyordu. Veziriazam Ali Paşa, üzerine yürüdü ve Sivas yakınlarındaki Gökçay mevkiinde 1511 yılında katledildi. Bu arada önce Kırım’a geçen ve ardından da Edirne’ye gelerek babasıyla görüşmek isteyen Selim’e, Şehzâde Ahmed ve Korkut taraftarları engel olmak istiyorlardı. Nitekim Çorlu’da babasının ordusuyla Şehzâde Selim’in ordusunu karşı karşıya getirdiler. Babaya kılıç çekilmez diyerek, Karabulut isimli atıyla kaçtı (1511). Aynı yıl Şehzâde Ahmed bu kargaşadan yararlanarak Konya’da sultanlığını ilan etti. Meşru veliahdlıktan düştü ve Şehzâde Korkut veliahd oldu.

Yeniçeri ve bazı devlet erkânının ısrarla Şehzâde Selim’i istediğini bilen Sultân Bâyezid, başka çare olmadığını anlamıştı. Şehzâde Ahmed'in, Şah İsmail'in yakın adamı Nur-ı Ali isimli halifesinin Amasya ve Tokat’da kargaşa çıkarmasına rağmen, karşı gelemeyerek Konya’ya gelmesi, Selim’in işini kolaylaştırıyordu. Bu hadiseler üzerine, 24 Nisan 1512 tarihinde Şehzâde Selim lehine tahttan ferâğat eden II. Bâyezid, 11 gün Eski Saray’da ikamet ettikten sonra, Dimetoka’ya gitmek üzere yola çıktı. Kendisine tahsis edilen ikametgâha ulaşmadan Çorlu yakınlarında yolda vefat etti.

ZEVCELERİ: 1- Nigâr Hâtûn; Şehzâde Korkut ile Fatma Sultân’ın annesi ve Abdullah Vehbi’nin kızı. 2- Şirin Hâtun; Abdullah kızı ve Şehzâde Abdullah’ın annesi. 3- Gülruh Hâtun; Abdülhayy’ın kızı ve Alemşah ile Kamer Sultân’ın annesi. 4- Bülbül Hâtun; Abdullah kızı ve Şehzâde Ahmed ile Hundi Sultân’ın annesi. 5- Hüsnüşah Hâtun; Karamanoğlu Nasuh Bey’in kızı. 6- Gülbahar Hâtûn; Abdüssamed’in kızı ve bir görüşe göre Yavuz’un annesi. 7- Ferâhşâd Hâtun; Kefe sancak Beği Mehmed’in annesi. 8- Ayşe Hâtûn; Zülkadiroğlu Alaaüd-devle Bozkurd Bey’in kızı ve bir görüşe göre Yavuz’un annesi.



ÇOCUKLARI: 1-Şehzâde Sultân Abdullah Hân. 2- Gevher Mülûk Sultân. 3-Şehzâde Sultân Korkut Hân. 4-Şehzâde Sultân Ahmed Hân. 5- Yavuz Sultân Selim Hân. 6-Şehzâde Sultân Şehinşâh Hân. 7-Şehzâde Sultân Mahmûd Hân. 8-Şehzâde Sultân Mehmed Hân. 9-Şehzâde Sultân Alem Şah Hân. 10- Selçuk Sultân. 11- Hatice Sultân. 12- İlaldı Sultân. 13- Ayşe Sultân. 14- Hundi Sultân. 15- Ayn-i Şah Sultân. 16- Fatma Sultân. 17-Şah Sultân. 18- Hüma Sultân. 19- Kamer Sultân.



II. Bâyezid devrinin önemli devlet adamları arasında, Vezir-i A’zamlardan İshak Paşa, Hersek-zâde Ahmed Paşa, Çandarlı İbrahim Paşa ve Koca Mustafa Paşa; Şeyhülislâmlardan Molla Abdülkerim Efendi ve Zenbilli Ali Efendi; ilim ve maneviyât erbabından ise, Molla Lütfi Efendi, Sarı Gürz, Muslihuddin bin Sinan Efendi, İdris-i Bitlisî, kendilerine uzaktan taltiflerde bulunduğu Molla Cami ve Ubeydullah Ahrar Hazretleri ve şairlerden ise, Niyâzî-i Mısrî, Vasfî ve İznikli Celilî misâl olarak zikredilebilir.



Gâzî, âlim, şâir, hattât, veli ve müzehhib gibi çok sıfatları bulunan II. Bâyezid, babası Fâtih’in fetihlerini çok iyi hazmetmesine rağmen, kendi zamanında sadece 160.000 km2’lik genişleme temin edebilmiştir. Fetret devrinden sonra Osmanlı Devleti’nin en sıkıntılı dönemlerinden olması, bunun başlıca sebeplerindendir .


Kaynak: Osmanlı Araştırmalar Vakfı

--------------------------------------------------------------------------------
 

1481  Fatih Sultan Mehmed’in vefatı.
II. Bayezid’in tahta çıkışı.
100 dirhem gümüşten 400 akçe kesilmesi.
II. Bayezid’in İstanbul’da, Cem Sultan’ın Bursa’da tahta çıkmaları.
1482  Cem Sultan ile Sultan Bayezid’in Yenişehir kuşatması.
II. Bayezid’in zaferi.
Cem Sultan’ın Mısır Sultanı’na iltica etmek için Konya’dan Suriye’ye hareketi.
Cem Sultan’ın Mısır’da törenle karşılanması.
Cem Sultan’ın maiyeti ile birlikte Rodos harp gemisiyle Rodos’a ve oradan da Fransa’ya hareketi.
1483  II. Bayezid’in Morova Seferi ve Hersek’in ilhakı.
1484  II. Bayezid’in Boğdan Seferi.
Kili ve Akkerman Kaleleri’nin fethi. 
1485  Osmanlı-Memlük mücadelesinin başlaması.
1489  Memlüklere karşı toprak kaybı.
Osmanlı Deniz gücünün geliştirilmesi için Göğe yerine daha büyük gemilerin inşa edilmesi ve Osmanlı Donanması’nda Barka, Ağırbar, Kadırga ve Mavna gibi gemilerden başka Kalyon gemilerinin inşatına başlanması.
Kemal Reis ve Burak Reis’in güçlü donanmanın denizlerde kontrolünü sağlamak üzere görevlendirilmeleri.
II. Bayezid’in Preveze Sancak Beyi Mustafa Bey’e Venedik gemileri tarzında 40 kadar top mavnası inşası emri. 
1490 Lehistan ile barış andlaşması.
1491 Osmanlı-Memlük barışı.
1492  Macaristan seferi.
Belgrad kuşatması.
Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında ilk siyasi münasebetlerin başlaması.
1494  Nakibüleşraflığın yeniden ve devamlı olarak teşkili.
Osmanlı Devleti’nin taksimi için Fransız-Alman projeleri.
1495  Macarlarla mütareke.
Cem Sultan’ın ölümü.
Şehzade Süleyman’ın Trabzon’da doğumu. 
1497 İlk Rus elçisinin İstanbul’a gelişi.
İki komşu ülke arasında ilk ticari görüşmelerin başlaması.
1498 Lehistan seferleri.
1499  Venedik harbi.
İnebahtı’nın alınışı.
Preveze baskını.
Türklere karşı, Lehistan-Macaristan-Litvanya ittifakı.
Bir Rus elçisi ile Ticaret Heyeti’nin İstanbul’a gelişi.
1500 Modon, Navarin ve Koron’un alınışı.
1501 II. Bayezid’ın Preveze Sancağı Beyi Kemal Bey’e, Venedik gemileri tarzında 40 kadar top mavnası inşasını emretmesi.
Avrupa’da Türklere karşı ittifak kurulmaya başlanması.
Papalık-Venedik ve Macaristan ittifakı.
Fransızların Midilli Adası’nı kuşatması. 
1502 Venedikle barış.
Venediklilerin İstanbul’da elçi bulundurmalarının yine 3 yılda bir devamına karar verilmesi. 
1503  Türk-Macar barışı.
1505  Bayezid Külliyesi’nin açılışı.
1507  İran ile ilişkilerin bozulması, Şah İsmail Safavi’nin Anadolu’ya akınının başlaması.
1508 Şehzade Korkud’un Mısır’a ilticası. 
1512  II. Bayezid’in vefatı.
Yavuz Sultan Selim’in tahta çıkışı.

Kaynak:www.kultur.gov.tr
Logged
sozinrock
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 11 Şubat 2007, 21:36:00 »

Ben Cem Sultan isimli bi kitap okudum.her ne kadar da Osmanlı tarihinde önemli bir isim olsa da Cem Sultan kesinlikle Bayezid'in yerine geçmesi gerekn bi isim.
Logged
DaRKNiGHT
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 16 Şubat 2007, 10:42:02 »

kaçan Cem Sultan mı
Logged
sozinrock
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 16 Şubat 2007, 12:09:26 »

kaçan Cem Sultan mı
hayır canım abisiinin zulmünden yabancılara sığınan CEM SULTAN.sadece tarih derslerinde okutulduğuna bakarak yorum yapmamalı.yorum yapıyorsak az da olsa bi irdelemeliyiz değil mi?
Logged
DaRKNiGHT
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 17 Şubat 2007, 11:38:12 »

zaten tarih kitaplarında kaçtığı söylenmez. O, öğrencilerin anladığıdır sadece. abisinin zulmünden kaçmak diye birşey de o zamana kadar olmamıştı. çünkü bu böyle gelen ve her zman da olması gereken birşeydi. ne şartlar altında olursa olsun yabancılara sığınmak diye birşey kabul edilemez. çünkü devletler arası ilişkilerde gözetilen şey tamamen çıkardır. zannedersem avusturay macaristan a sığınıyordu( tam hatırlayamıyorum yanlışım varsa özür dilerim) bu ise hiçbir şekilde kabul edilemez. Taht için yapılan mücadele şuanki bazı yorumlara ve yorum biçimlerine göre yanlış gözükse de tarihi o zamanın şartlarına göre değerlendirmemiz gerektiğini bize daha 5. 6. sınıftan itibaren söylerler. bu şuan belki acımasızlık gibi geliyor olabilir ama Osmanlı 600 yıl hüküm sürmüşse en büyük sebeplerinden birisi de buydu...
Logged
sozinrock
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 22 Şubat 2007, 20:36:17 »

Osmanlı çok daha uzun yıllar hüküm sürebilirdi...ama sisteme karşı olanların kellesini uçurmakla yetindi..son dönemde o kadar çok padişah değiştirdi ki halkın padişahlara garezi olmadığını yönetimin artık çatırdağını anlamadı.veraset sistemi evet;yükselme ve kuruluş döneminde merkeziyetçilik adına mükemmeldi ama sonra ekber erşet sistemi geldi sancağa çıkma kalktı vs....bu böyle gider...Ayrıca Cem vatanı uğruna vatanına faydalı olabilmek uğruna hristiyanlarla abisine karşı işbirliği yapmıştır evet!bugün sen de olsan sen de yapardın çünkü öyle bir dönemdir ki o dönem Bayezid Cem'i öldürmek için can atıyor tahtı eline geçirmiş,Cem adından vazgeçiyor Zizim lakabını kullanın tahtı ele geçirdiğim de yeniden Cem olacağım diyor...Ayrıca Bayezid Osmanlı tarihinde kesinlikle Cem'den arkada kalmalıdır.Cem düşünceleriyle,felsefesiyle daime ondan daha öndedir.
Logged
DaRKNiGHT
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 25 Şubat 2007, 20:31:41 »

bak önce şunu öğren vatan için hristiyanla işbirliği yapmak diye bir kavram YOK! tamamen ilk kez senden duyduğum birşey (tarihle o kadar haşır neşir olamama rağmen ve sen bunu ortaya hiçbirşey sunamdan yapıyorsun) ben de sana şunu söylüyorum;
DEVLETLER ARASINDA SÖZ KONUSU OLAN SADECE ÇIKAR İLİŞKİSİDİR. EĞER O hristiyanlar CEM İLE İŞBİRLİĞİ YAPMIŞSA, SİSTEME ÇOMAK SOKUP HALKI CEM'Cİ VE bAYEZİD'Cİ OLARAK İKİYE BÖLMEK -ŞUAN OLDUĞU GİBİ- İÇ KARIŞIKLIKLAR ÇIKARMAKTIR...
Benim fikrim bu... Bana bunun doğru olmadığını ispatla... Kaldı ki bunu yapamazsın çünkü tarihe baktığında ve biraz da mantık yardımı ile hiçbir akl-ı selimin bir başka devletle VATANI UĞRUNA işbirliği yapmadığını anlayabilirsin...

"Hainler ve korkaklar bazen de olsa yüceltilebilir ama bu onların ne olduğunu gizlemeye yetmez..."
Logged
sozinrock
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 25 Şubat 2007, 21:50:13 »

Sevgili Darknight;
yazımı bir kez daha okursan "hristiyanlar babasının hayrına Cem'e yardım etmiştir" demediğimi anlarsın...
2.söyleyeceğim şey ise; anlatmak istediğimin çok dışına sapıyor konu.
hristiyanla işbirliği yapmamalı onların amacını bilmiyor mu? demek istiyorsun zannımca.
ama çaresiz kaldığın an anlayacaksın sende nasıl bir durum olduğunu.
abin seni öldürmek için gün sayıyorsa sende elin ecnebisi! ile işbirliği kurarsın.kurmak zorunda kalırsın.
elin ecnebisi görünüşte dahi olsa abinden daha hayırlı ise!
yin tekrarlıyorum.
Cem;kesinlikle Bayezid yerine tahta geçmesi gereken bir isimdi....
Logged
DaRKNiGHT
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 25 Şubat 2007, 21:55:12 »

bak ben seni yanlış anlamadım. sen "vatanı için işbirliği yaptığını söylemişsin" ben de böyle bir şey olamaz diyorum. hiç kimse vatanının kuyusunu kazmak için fırsat bekleyen bir ülkeden ya da ülkelerden yardım almaz... hangi akla hizmet; .... korkusu olabilir belki...
kardeşinin öldürülmesi konusuna gelirsek; eğer OSMANLI yüzyıllar boyunca hüküm sürmüşse ve sürdüğü hükümde de hiçkimsenin bir şikayeti olmamakla beraber herkesi memnun etmişse -kışkırtmalara kadar- bu uygulamanın etkisi çok büyüktür. yani o adama kadar kimse kaçmamışsa onun da kaçmaması lazım.tabii kaçmama sebebinin birileri yapmadı diye de olmaması lazım. bunu hissetmesi sindirmesi lazım...
Logged
Cihad
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 66
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1090



« Yanıtla #9 : 26 Şubat 2007, 14:02:37 »

Taht onun hakkıydı veya bunu hakkıydı demek doğru olmaz..

Önce padişahın nasıl seçildiğine bakmak lazım yönetimin nasıl olduğunu bilmek lazım :winkko2:

Normal şartlar altında seçilen padişah beyazıd dır.. Nokta!  :y01: :winkko2:
Logged

"Ey müslüman, edep nedir?" diye sorarsan bil ki edep, ancak her edepsizin edepsizliğine sabır ve tahammül etmektedir.
Kimi, "falan adamın huyu kötü, tabiatı fena" diye şikayet eder, görürsen,
Bil ki, bu şikayetçinin huyu kötüdür; kötüdür ki o kötü huylunun kötülüğünü söylüyor!
Çünkü iyi huylu, kötü huylulara, fena tabiatlılara tahammül eden, onların kötülüğünü söylemeyen kişidir.

Mesnevi




DaRKNiGHT
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : 27 Şubat 2007, 12:01:25 »

kalkıp bu kadar yıl sonra taht sahibi hakkında yorum yapmak da ayrı bir tartışma konusu zaten
Logged
sozinrock
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : 27 Şubat 2007, 21:06:54 »

bu tür tartışmalar hep geçmiş zamana yöneliktir zaten :innocentxh3:(bkz:ermeni MESELESİ)
Edited by : //DaRKNiGHT
Logged
DaRKNiGHT
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : 28 Şubat 2007, 09:58:21 »

neyse bu konu II.Bayezid' la alakasızlaşmaya başladı, bu tip yerlerde de konunun kaydığı yerler hakkında konuşmayı sevmem... ki zaten bu forumun kurallarına aykırı; çünkü bilen bilmeyen herkes saçmalamaya başlıyor belli bir zaman sonra...
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: