vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« : 14 Şubat 2008, 12:42:20 » |
|
Telefonda konuşamam bilirsin Mektuplarıysa ertelerim hep Belki de yazım çirkin diye Çok düşündüm, çok kurdum Karar verdim hep vazgeçtim Ama sana yazabildim nihayet Aslında söz vermiştim Duygularımı kilitlemiştim Ta ki sen açana dek Korkma sevgi dilenmiycem Ama bilirsin beni işte Bitiririm her şeyi bir dikişte N'apim? Aşk bu, savaş bu Binlerce yıldır sürüp giden Aşk bu, savaş bu Kadın ve erkek arasında Artık saymıyorum yılları Bana değip geçen hayatları Zaten pek de sevmem insanları Ama kimi dostlar var sevdiğim Sokak köpekleri beslediğim Bazı güzel anılar biriktirdiğim Tutku garip bir şey ve çok vahşi Ve çok hırslıydım zaten ben de O yüzden de yağmaladım seni N'apim? Aşk bu, savaş bu Binlerce yıldır sürüp giden Aşk bu, savaş bu Kadın ve erkek arasında Kolay değildir bilirim Bir aşkı bir kalbe koymak Hele bir başkasını severken sen Kolay değildir bilirim Bir aşkı bir kalbe koymak Hele bir başkasını severken sen Teşekkürler Teşekkürler Bir zamanlar beni çok sevdiğin için Teşekkürler Teşekkürler Beni çok sevdiğin için Aşk bu, savaş bu Binlerce yıldır sürüp giden Aşk bu, savaş bu Kadın ve erkek arasında Bu mektup da olmadı Kelimeler toparlanmadı İşte şimdi çöpe gidiyor Yine de mektubuma son verirken Seni her zaman çok seven ben 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #1 : 14 Şubat 2008, 12:43:57 » |
|
Yorgun görünüyorsun, biraz uzan İstersen Sever gibi yapma artık Daha henüz vakit varken Bir kaç yaralı ruh Bir kaç bira şişesi Elimizde bunlar var Mutlu olmaya yetmez ki Aşk Yalanlarımız güzel, inanması zevkli Birşey sevmeye değerse Ölmeye değer mi? Bir kaç uyku hapı Bir kaç kıskançlık krizi Elimizde bunlar var Mutlu olmaya yetmez ki Bazı yalanlar güzel, bazı gerçekler acıymış Bazı ölümler uzun, bütün hayatlar kısaymış Çalışmış, kaybetmiş, koşmuş, yorulmuştuk Birbirimize içmeden dokunamaz olmuştuk Bir kaç kalp ağrısı, bir kaç imdat çağrısı Elimizde bunlar var, mutlu olmaya yetmez ki Bazı yalanlar güzel bazı gerçekler acıymış Bazı ölümler uzun bütün hayatlar kısaymış 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #2 : 14 Şubat 2008, 12:45:41 » |
|
Hayat unutursan vardır derken Burukluğu akar üzerinden Fırtınalı açık denizdim ben Sen sakin bir koy ararken Öğrendik yine de, yaşayarak görerek Çok sevdik hem de, savaşarak ölerek Öğrendik yine de, unutarak duyarak Çok sevdik hem de, sevişerek, öldürerek Nefes nefese Tek başımayım güzel değil bu Hiç özlememişim kendimi Rutubetimden şişmiş kalbin Artık açılmıyor bir türlü Öğrendik yine de, yaşayarak görerek Çok sevdik hem de, savaşarak ölerek Öğrendik yine de, unutarak duyarak Çok sevdik hem de, sevişerek, öldürerek Nefes nefese 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #3 : 14 Şubat 2008, 12:46:55 » |
|
Konuşacağım uyusan da Tek bir kelime bile duymasan da Biterken bir zamanlar Çok sevdiğimiz bu hikaye Dokunuyorum ellerine Aralanmış bacaklarına Eğilip ıslak ağzına Ağzımı dayıyorum son kez Soluk soluğa Saçların darmadağın İç çamaşırların odaya saçılmış Dün ağladıktan sonra Makyajın yastığına akmış Uyandırmadan seni Sıyırıp üstünden herşeyi Terden ıslak vücudumu Vücuduna dayıyorum son kez Soluk soluğa Artık çok üzmüyor beni Hiç bir şey hissetmiyorum hatta Bir kaç anı sadece onlar da Silinir nasılsa zamanla Bırakmıştım uzun zamandır Ama ihtiyacım var şu anda Bazen bir içki şişesi Yaşam destek ünitesi Bu kez gerçekten giderken Gerçekten terkederken Sana kapıyı çekerken Uzun uzun bakıyorum son kez Soluk soluğa 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #4 : 14 Şubat 2008, 12:49:08 » |
|
Kaçıyor musun aştan hala Koşup insandan insana Hayatı bırakıp tabağında Boşver mi diyorsun Kanasın İçin acıyor mu hiç bazı bazı Cesur musun gözünü kapadığında Sımsıkılar mı, kırpmıyormusun Boş ver mi diyorsun Kanasın Biliyorum artık çok zor çok Kuracak yeni bir hikayem yok Yine de uğraşıyorum rastgele Bu eskimiş kelimelerle Yavaşlıyor ama durmuyor dünya Zaman kimseden değilken yana Gitmiş herkes evlerimiz bomboş Boşver mi diyorsun Kanasın Batmadık ama su alıyoruz hala Hissetmeden basıp toprağa Tuz basmadan yaralarına Boşver mi diyorsun Kanasın Biliyorum artık çok zor çok Kuracak yeni bir hikayem yok Yine de uğraşıyorum rastgele Bu eskimiş kelimelerle Alt üst olmuş coğrafyamda Cebimde bozuk paralarımla Kendi mezarına selam durup Boşver mi diyorsun Kanasın Biliyorum artık çok zor çok Kuracak yeni bir hikayem yok Yine de uğraşıyorum rastgele Bu eskimiş kelimelerle 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #5 : 14 Şubat 2008, 12:50:18 » |
|
Motosikletli kız Günlerdir seni bulmak için buralardayım Sen yoksun Motosikletli kız Çatladı mı dudağın, avucun, yüzün yüreğin Üşüyor musun? Kırık bir kalp elinde kala kala kala kala Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında Gittikçe azalan her nefes aldığında Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında Gittikçe azalan her kalbin atışında Sanki seni benim için yapmışlar Sanki benim için yaratmışlar Sanki seni benim için yapmışlar Motosikletli kız... Motosikletli kız Günlerdir seni bulmak için buralardayım Sen yoksun Motosikletli kız Çatladı mı dudağın, avucun, yüzün yüreğin Üşüyor musun? Kırık bir kalp elinde kala kala kala kala Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında Gittikçe azalan her nefes aldığında Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında Gittikçe azalan her kalbin atışında Sanki seni benim için yapmışlar Sanki benim için yaratmışlar Sanki seni benim için yapmışlar Motosikletli kız... Kırık bir kalp elinde kala kala kala kala Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında Gittikçe azalan her nefes aldığında Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında Gittikçe azalan her kalbin atışında Sanki seni benim için yapmışlar Sanki benim için yaratmışlar Sanki seni benim için yapmışlar Sanki benim için yaratmışlar motosikletli kız... 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #6 : 14 Şubat 2008, 12:51:15 » |
|
uzun uzun seyrettim seni diğer köşesinden barın bir karakter oturttum yüzüne, kalbine uzaktan bakıp insanlara konuşmalar yazdım dudaklara sonra kendime baktım tıklım tıklım yalnızdım. gökdelenlerden tükürdüm dünyaya ben hayatım boyunca o yüzden kupkuru ağzım bak geçmedi yıllarca kalbimi yuvarladım sana seni tanımasam da tezgahtan önüne bir yudum al diye eğer hoşuna giderse daha da iç diye bu kadar yetsin artık bu gece belki sen bulursun diye artık son şansımsın korkma ısrar yok bende avunurum içkiyle 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #7 : 14 Şubat 2008, 12:52:51 » |
|
Kim olacak bundan sonra uyandigimda soguk yatagimda kim dinleyecek kalbimi bakacak hep yüzüme güzelmisim gibi sanki kim tutacak son anda bedenimi havada düsen uçurumlarda ben tutarken nefesimi agzindan aldigim agzimda sakladigim uçup gitmesin diye biz büyür dünya degisirken birbirimizi düsünüp baskalariyla sevisirken… kim sevisecek kalbiyle inandirip sevgiye uyutup nefesiyle kim isitacak teniyle sanki sicak evim olup kis vakti okul dönüsünde kim tutacak son anda bedenimi havada düsen uçurumlarda ben tutarken nefesimi agzindan aldigim agzimda sakladigim uçup gitmesin diye biz büyür dünya degisirken birbirimizi düsünüp baskalariyla sevisirken 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #8 : 14 Şubat 2008, 12:54:15 » |
|
Pardon sizi birine benzettim geçmiş yıllardan Yemin ederim azcık içtim, bu halim doğuştan Şampiyonum sanırken diskalifiye olduğumdan İşte sevgili bayan, tüm gevezeliğim bundan Bir kız tanırdım eskiden,"hayat berbat" derdi Loş kalbinde hayal kırıklıkları biriktirirdi Her filmden, kitaptan bir rol seçerdi Beğensin diye gelirse ölüm, makyajsız gezmezdi Tanırsınız benim gibilerini boş sokaklardan Çizgilere basmadan yürümeye çalışan insanlardan Ama dün akşam dedim ki kendi kendime Düşünme! Kim anlamış ki sen anlayasın böyle? Bir şey söyledi ki bence de doğru, bir bar filozofu "Çok kadın hiç kadındır oğlum, yalnızlıktır sonu" Kadehte yansımama baktı, ayaklı bir kanıttım Kadın dergileri testlerinde her soruya yanıttım Öyle güzelsiniz ki, galiba korkmaya başlamalı Sizin kadar güzel olmak hemen yasaklanmalı Durun, tahmin edeyim, balıksınız değil mi? Çok yalnızım, n'olur size gidelim mi? 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #9 : 14 Şubat 2008, 12:55:20 » |
|
Galiba kendinizi pek enteresan sanıyorsunuz Büyümeyen adam sendromu bu, ama yaşlanıyorsunuz Küstah taklidi yapan erkekler familyasından Milyarlarca zavallı adam midemi kaldıran Ya siz hala bıkmadınız mı hiç kendinizden ? Evinden uzak yalnız kovboy triplerinizden ? Hadi gelin uyuyun koynumda eğer çok isterseniz Ben uyanmadan giderseniz beni memnun edersiniz Pardon ama herhalde bizim de bir gururumuz var Nefret et ama acıma yeter ki istediğin kadar Halbuki güzel kent masalları vardı aklımda Mum ışığında anlatacağım kadın ve erkek hakkında Tanırsınız benim gibileri boş sokaklardan Çizgilere basmadan yürümeye çalışan insanlardan Ama dün akşam dedim ki kendi kendime Düşünme, kim anlamış ki sen anlayasın böyle ! Geldim sevgili arabam düldül yalnızız yine Patlıycam çok sıkıldım kendimden ben bile Bir ağustos böceğiydim ben ama kaybolmuş sazım Eyvah polis amcalar her yerde, galiba yan bastım Hiç üfletme memur abi, nefesim 95 oktan Valla patlarız alimallah yanımda kibrit çaksan Sen sormadan ben söyleyeyim ne ehliyet, ne ruhsat Ne de sigortam var, sadece bu meymenetsiz surat Sağolsun memur abi anlayışlı çıktı Üzüldü halime, hadi git dedi, sakın sürme hızlı Gözüm kapalı bile giderim ben bu yollarda Eh bi de yavaş kullanmak ayıp olur içtiğim onca şaraba Bas gaza ! Düşünme, kim anlamış ki sen anlayasın böyle ! 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #10 : 14 Şubat 2008, 13:26:19 » |
|
yaralı dizlerim koşamam ki kapalı yollarında akamam ki unutkan nehrinin yolumu sormadan bulamam ki karlı dağlarında doğamam ki saklı kentinin "çok üzülme çok susma çok darılma çok ağlama çok da kitap okuma" dedi annem  "çok terleme çok yorulma girdaplarında boğulma yalnızlığına çok da alışma" güneşim olmadan göremem ki ay tutulurken uyuyamam ki karanlık olsa da ben herkesi sevemem ki sevmeden de yaşayamam ki yanlış olsa da "çok üzülme çok susma çok darılma çok ağlama çok da kitap okuma" dedi annem "çok terleme çok yorulma girdaplarında boğulma yalnızlığına çok da alışma"
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #11 : 14 Şubat 2008, 13:48:18 » |
|
bu aşk bizi nereye kadar savurursa o kadar acıtacak canımızı ama olsun daldır elini göğsüme al kalbimi bul damarımı , bas ilacı dindir acımı çok mutluyum şu anda ellerim vücudunda umurumda değil artık dünya son defaymış gibi kaybederken kendimi en ucuz şaraplarda son defaymış gibi kaybederken kendimi sırılsıklam vücudunda eğildim öptüm dudaklarından saç telin vücudumdan küvete aktığında içindeyim içimdesin , anladım aşk kanımda kasıklarımda çok mutluyum şu anda ellerim vücudunda umurumda değil artık dünya son defaymış gibi kaybederken kendimi en ucuz şaraplarda son defaymış gibi kaybederken kendimi sırılsıklam vücudunda güneşteyim arıyor balmumum sapır sapır dökük kanatlarım aksın bacaklarından oluk oluk milyonlarca doğmayacak çocuklarım 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #12 : 15 Şubat 2008, 13:23:55 » |
|
Tüm kaybolanlar, kaybolmuşlara Rastlarsa zamanın birinde Tek bir damla gözyaşım Göle düşerse Ellerimden kayıp gidince Bir uyansam uykumdan Bir damla gözyaşı var ellerimde Sonunda görürüz balki Sen de, ben de Uçsuz bucaksızız Bu yalnız şehirde Yaşam sevincin duruyor mu Hala içinde? Sustun, konuşmadın Sözcükler bitince Bir uyansam uykumdan... Bir damla gözyaşı var ellerimde 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #13 : 15 Şubat 2008, 13:26:24 » |
|
çoktandır yaşıyormuş gibi yapıyordum demek ben bu şehirde çoktandır iki yabancı gibi yaşıyorduk demek biz bu şehirde ben de belki yaşar belki ölürüm çoktandır eriyorsa eğer silinirmiş meğer büyük de olsa aşk çoktandır kanıyormuş meğer, çalışırdım inan farketseydim eğer ben de belki yaşar belki ölürüm süresi hiç belli olmaz yok ki zamanı yarası zor geçer derler yok ki ilacı insan bazen yaşar bazen de ölür 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #14 : 15 Şubat 2008, 13:28:01 » |
|
sıkı sıkı tuttum ellerinden, kayıp gitme hayatımdan sen de diye bazen ama ittim çoğu kez ürküp aşkından güçsüz yaptın diye beni sen oysa derinlerde hep bildim ki kanımdaydın öyle gurur duydum ki beni böyle büyük sevebildin diye bana rağmen gelmiştim, görmüştüm, yenilmiştim, sevmemiştim tam gidiyordum dünyadan sen yokken öyle güzel aldın ki beni içine, öyle sardın ki benim oldun ama korktum kaybedecek bir şeyim oldu diye korktum kaçtım bildiğim dünyaya parti bitmiş, herkes gitmiş, dava düşmüş, konu kapanmış acıkmıştım, susamıştım, üşümüştüm kavrulmuştum sıcaktan sana geldim damağım kuru, gardım inik, boynum bükük, dedim `yine al beni` `seni bilirdim` dedin `çektim kepenkleri` dedin `öldü bendeki sen, gömülü şimdi` baktım, anladım parti bitmiş, herkes gitmiş, dava düşmüş konu kapanmış. 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #15 : 15 Şubat 2008, 13:29:25 » |
|
Kırıklarını aldırdım kalbimin Zırhımı çıkarttım astım portmantoya Güzel vücutlar, boş suratlar Benimse yenmiş tırnaklarım Titrek ellerim var Evet dedi, ben de seni aldattım Bir kez de değil üstelik Çünkü beni çok kanattın Çok sevdiğim bir yalandın Gönülçelen Aynı anda utanmadan Hem kırıcı, hem kırılgan Yordun beni gönülçelen Gönülçelen Biraz gerçek, biraz yalan Hem yarabandım, hem yaram Bitsin artık gönülçelen 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #16 : 15 Şubat 2008, 13:30:56 » |
|
aklın kayarsa ellerinden sen alışırken tam severken gökyüzüne bak bak da söyle yıldızların en küskününe üç adım al sonuca doğru ayrılışa sevene doğru sevdiklerin acıların tatlı evin, çocukların. sahibiysen tuzak bunlar unutmaksa intikamın unuttuğunu da unutmaksa kanla da terle de yazsan da farketmez sulara yazdıysan eğer. bilemezsin sevemezsin görmezlerse seni hiç yenemezsin. duyamazsın, bulamazsın görmezlerse seni hiç olamazsın. 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #17 : 15 Şubat 2008, 13:34:28 » |
|
saat 11miş meğerse,fildişinden kulelerde sönüyor ışıklar bak geceye günaydın diyelim gözlerinde çapak varsa hemen silelim sıradan ölümlüleriz büyümüş kimyası değişmiş yazarız banıp kanımıza tutkunuzdur yazgımıza nasıl anlasınlar seni beni acıkmadan yiyenler, uyumadan önce ayaküstü terlemeden sevişenler niye külçe gibi kalpleri kurumuş ağızları dilleri hepsi yorgun yaşamamaktan boşver anlamasınlar seni ben anlarım bakışından bilirim her hücreni sıradan ölümlüleriz büyümüş kimyası değişmiş yazarız banıp kanımıza tutkunuzdur yazgımıza nasıl anlasınlar seni beni acıkmadan yiyenler, uyumadan önce ayaküstü terlemeden sevişenler nasıl görecekler seni kapalıyken sımsıkı kalpleri boşver dişle kendi fünyeni zaten bir gün herşey biter kabul edenler etmeyenler kabul edilmiştir. sıradan ölümlüleriz büyümüş kimyası değişmiş yazarız banıp kanımıza tutkunuzdur yazgımıza nasıl anlasınlar seni beni acıkmadan yiyenler, uyumadan önce ayaküstü terlemeden sevişenler 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #18 : 15 Şubat 2008, 13:37:53 » |
|
El sallamıştı annesine Bayram izni dönüşünde Hissetmiş miydi oğlunu kurşun kalbi deldiğinde kan revan içinde yan yana aynı köprüde annelerinin rüyalarında öldükleri yaşlarıyla ateş yanlı delikanlılar ne şehit ne kahramanlar düşnmansız bir savaşta düştüler kalkmayacaklar kan revan içinde yan yana aynı köprüde annelerinin rüyalarında öldükleri yaşlarıyla emin değildi kendi bile dokunmuştuydu tetiğine kesin olan tek şeyse en yakın olmaktı ipe kan revan içinde yanyana aynı köprüde annelerinin rüyalarında öldükleri yaşalarıyla kalpte kurşun ilmek boynunda iki çocuk ölüm karşısında hep çocuk kalacaklar büyümeden birer tabutta ama yaşıyorlar gülüyorlar annelerinin rüyalarında kan revan içinde yanyana aynı köprüde annelerinin rüyalarında öldükleri yaşlarıyla kan revan içinde yan yana aynı köprüde annelerinin rüyalarında öldükleri yaşlarıyla kan revan içinde yan yana aynı köprüde annelerinin rüyalarında öldükleri yaşlarıyla annelerinin rüyalarında öldükleri yaşlarıyla 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
nush_1748
NuSh
Üye
   
Karma: 0
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 282
tiby ( :
|
 |
« Yanıtla #19 : 16 Şubat 2008, 00:38:45 » |
|
bi buna yazıcam sadece vasily naptın sen yaww  okumadınmı bu topiği açarken oraya yazmışlar albüm olarak yazın diye tek tek değil tek tek ağarmış bak saçların tek tek 
|
|
|
|
|
Logged
|
çoktan kapandı bu gözler uykuya ihtiyacım yoktu ki fermanım yazılmış haberim yok kimileri derdi uyan duyardım ama hiç ulaşamadılar hala uykudayım hayatı bir senaryoya çeviren kimliğime sahte rolleri oynayan benliğime karşın hala direniyorum yaşamaya bu kainatta...
|
|
|
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
   
Karma: 340
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3618
www.mnaal.org
|
 |
« Yanıtla #20 : 16 Şubat 2008, 19:06:09 » |
|
 olsun toplarız sora o kadar resım buldum bosa gıdıcekler yoksa 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
|
|
|
nush_1748
NuSh
Üye
   
Karma: 0
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 282
tiby ( :
|
 |
« Yanıtla #21 : 17 Şubat 2008, 16:34:17 » |
|
bravo muhteşem olmuş eline sağlık 
|
|
|
|
|
Logged
|
çoktan kapandı bu gözler uykuya ihtiyacım yoktu ki fermanım yazılmış haberim yok kimileri derdi uyan duyardım ama hiç ulaşamadılar hala uykudayım hayatı bir senaryoya çeviren kimliğime sahte rolleri oynayan benliğime karşın hala direniyorum yaşamaya bu kainatta...
|
|
|
|