Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Teoman  (Okunma Sayısı 367 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« : 14 Şubat 2008, 12:42:20 »

Telefonda konuşamam bilirsin
Mektuplarıysa ertelerim hep
Belki de yazım çirkin diye

Çok düşündüm, çok kurdum
Karar verdim hep vazgeçtim
Ama sana yazabildim nihayet

Aslında söz vermiştim
Duygularımı kilitlemiştim
Ta ki sen açana dek

Korkma sevgi dilenmiycem
Ama bilirsin beni işte
Bitiririm her şeyi bir dikişte

N'apim?
Aşk bu, savaş bu
Binlerce yıldır sürüp giden
Aşk bu, savaş bu
Kadın ve erkek arasında

Artık saymıyorum yılları
Bana değip geçen hayatları
Zaten pek de sevmem insanları

Ama kimi dostlar var sevdiğim
Sokak köpekleri beslediğim
Bazı güzel anılar biriktirdiğim

Tutku garip bir şey ve çok vahşi
Ve çok hırslıydım zaten ben de
O yüzden de yağmaladım seni

N'apim?
Aşk bu, savaş bu
Binlerce yıldır sürüp giden
Aşk bu, savaş bu
Kadın ve erkek arasında

Kolay değildir bilirim
Bir aşkı bir kalbe koymak
Hele bir başkasını severken sen

Kolay değildir bilirim
Bir aşkı bir kalbe koymak
Hele bir başkasını severken sen

Teşekkürler
Teşekkürler
Bir zamanlar beni çok sevdiğin için

Teşekkürler
Teşekkürler
Beni çok sevdiğin için

Aşk bu, savaş bu
Binlerce yıldır sürüp giden
Aşk bu, savaş bu
Kadın ve erkek arasında

Bu mektup da olmadı
Kelimeler toparlanmadı
İşte şimdi çöpe gidiyor
Yine de mektubuma son verirken
Seni her zaman çok seven ben



Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #1 : 14 Şubat 2008, 12:43:57 »

Yorgun görünüyorsun, biraz uzan
İstersen
Sever gibi yapma artık
Daha henüz vakit varken
Bir kaç yaralı ruh
Bir kaç bira şişesi
Elimizde bunlar var
Mutlu olmaya yetmez ki
Aşk
Yalanlarımız güzel, inanması zevkli
Birşey sevmeye değerse
Ölmeye değer mi?
Bir kaç uyku hapı
Bir kaç kıskançlık krizi
Elimizde bunlar var
Mutlu olmaya yetmez ki
Bazı yalanlar güzel, bazı gerçekler acıymış
Bazı ölümler uzun, bütün hayatlar kısaymış
Çalışmış, kaybetmiş, koşmuş, yorulmuştuk
Birbirimize içmeden dokunamaz olmuştuk
Bir kaç kalp ağrısı, bir kaç imdat çağrısı
Elimizde bunlar var, mutlu olmaya yetmez ki
Bazı yalanlar güzel bazı gerçekler acıymış
Bazı ölümler uzun bütün hayatlar kısaymış


Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #2 : 14 Şubat 2008, 12:45:41 »

Hayat unutursan vardır derken
Burukluğu akar üzerinden
Fırtınalı açık denizdim ben
Sen sakin bir koy ararken

Öğrendik yine de, yaşayarak görerek
Çok sevdik hem de, savaşarak ölerek
Öğrendik yine de, unutarak duyarak
Çok sevdik hem de, sevişerek, öldürerek

Nefes nefese
Tek başımayım güzel değil bu
Hiç özlememişim kendimi
Rutubetimden şişmiş kalbin
Artık açılmıyor bir türlü

Öğrendik yine de, yaşayarak görerek
Çok sevdik hem de, savaşarak ölerek
Öğrendik yine de, unutarak duyarak
Çok sevdik hem de, sevişerek, öldürerek

Nefes nefese

Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #3 : 14 Şubat 2008, 12:46:55 »

Konuşacağım uyusan da
Tek bir kelime bile duymasan da
Biterken bir zamanlar
Çok sevdiğimiz bu hikaye
Dokunuyorum ellerine
Aralanmış bacaklarına
Eğilip ıslak ağzına
Ağzımı dayıyorum son kez
Soluk soluğa
Saçların darmadağın
İç çamaşırların odaya saçılmış
Dün ağladıktan sonra
Makyajın yastığına akmış
Uyandırmadan seni
Sıyırıp üstünden herşeyi
Terden ıslak vücudumu
Vücuduna dayıyorum son kez
Soluk soluğa
Artık çok üzmüyor beni
Hiç bir şey hissetmiyorum hatta
Bir kaç anı sadece onlar da
Silinir nasılsa zamanla
Bırakmıştım uzun zamandır
Ama ihtiyacım var şu anda
Bazen bir içki şişesi
Yaşam destek ünitesi
Bu kez gerçekten giderken
Gerçekten terkederken
Sana kapıyı çekerken
Uzun uzun bakıyorum son kez
Soluk soluğa


Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #4 : 14 Şubat 2008, 12:49:08 »

Kaçıyor musun aştan hala
Koşup insandan insana
Hayatı bırakıp tabağında
Boşver mi diyorsun
Kanasın

İçin acıyor mu hiç bazı bazı
Cesur musun gözünü kapadığında
Sımsıkılar mı, kırpmıyormusun
Boş ver mi diyorsun
Kanasın

Biliyorum artık çok zor çok
Kuracak yeni bir hikayem yok
Yine de uğraşıyorum rastgele
Bu eskimiş kelimelerle

Yavaşlıyor ama durmuyor dünya
Zaman kimseden değilken yana
Gitmiş herkes evlerimiz bomboş
Boşver mi diyorsun
Kanasın

Batmadık ama su alıyoruz hala
Hissetmeden basıp toprağa
Tuz basmadan yaralarına
Boşver mi diyorsun
Kanasın

Biliyorum artık çok zor çok
Kuracak yeni bir hikayem yok
Yine de uğraşıyorum rastgele
Bu eskimiş kelimelerle

Alt üst olmuş coğrafyamda
Cebimde bozuk paralarımla
Kendi mezarına selam durup
Boşver mi diyorsun
Kanasın

Biliyorum artık çok zor çok
Kuracak yeni bir hikayem yok
Yine de uğraşıyorum rastgele
Bu eskimiş kelimelerle



Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #5 : 14 Şubat 2008, 12:50:18 »

Motosikletli kız
Günlerdir seni bulmak için buralardayım
Sen yoksun

Motosikletli kız
Çatladı mı dudağın, avucun, yüzün yüreğin
Üşüyor musun?

Kırık bir kalp elinde kala kala kala kala

Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında
Gittikçe azalan her nefes aldığında
Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında
Gittikçe azalan her kalbin atışında

Sanki seni benim için yapmışlar
Sanki benim için yaratmışlar

Sanki seni benim için yapmışlar
Motosikletli kız...

Motosikletli kız
Günlerdir seni bulmak için buralardayım
Sen yoksun

Motosikletli kız
Çatladı mı dudağın, avucun, yüzün yüreğin
Üşüyor musun?

Kırık bir kalp elinde kala kala kala kala

Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında
Gittikçe azalan her nefes aldığında
Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında
Gittikçe azalan her kalbin atışında

Sanki seni benim için yapmışlar
Sanki benim için yaratmışlar
Sanki seni benim için yapmışlar
Motosikletli kız...

Kırık bir kalp elinde kala kala kala kala

Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında
Gittikçe azalan her nefes aldığında
Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında
Gittikçe azalan her kalbin atışında

Sanki seni benim için yapmışlar
Sanki benim için yaratmışlar

Sanki seni benim için yapmışlar
Sanki benim için yaratmışlar

motosikletli kız...

Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #6 : 14 Şubat 2008, 12:51:15 »

uzun uzun seyrettim seni
diğer köşesinden barın
bir karakter oturttum
yüzüne, kalbine
uzaktan bakıp insanlara
konuşmalar yazdım
dudaklara
sonra kendime baktım
tıklım tıklım
yalnızdım.
gökdelenlerden tükürdüm
dünyaya
ben hayatım boyunca
o yüzden kupkuru ağzım
bak geçmedi yıllarca
kalbimi yuvarladım sana
seni tanımasam da
tezgahtan önüne
bir yudum al diye
eğer hoşuna giderse
daha da iç diye
bu kadar yetsin artık
bu gece
belki sen bulursun diye
artık son şansımsın
korkma ısrar yok bende
avunurum içkiyle


Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #7 : 14 Şubat 2008, 12:52:51 »

Kim olacak bundan sonra
uyandigimda soguk yatagimda
kim dinleyecek kalbimi
bakacak hep yüzüme
güzelmisim gibi sanki
kim tutacak son anda
bedenimi havada
düsen uçurumlarda
ben tutarken nefesimi
agzindan aldigim
agzimda sakladigim
uçup gitmesin diye
biz büyür dünya degisirken
birbirimizi düsünüp baskalariyla sevisirken…
kim sevisecek kalbiyle
inandirip sevgiye
uyutup nefesiyle
kim isitacak teniyle sanki sicak evim olup
kis vakti okul dönüsünde
kim tutacak son anda
bedenimi havada
düsen uçurumlarda
ben tutarken nefesimi
agzindan aldigim
agzimda sakladigim
uçup gitmesin diye
biz büyür dünya degisirken
birbirimizi düsünüp baskalariyla sevisirken



Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #8 : 14 Şubat 2008, 12:54:15 »

Pardon sizi birine benzettim geçmiş yıllardan
Yemin ederim azcık içtim, bu halim doğuştan
Şampiyonum sanırken diskalifiye olduğumdan
İşte sevgili bayan, tüm gevezeliğim bundan
Bir kız tanırdım eskiden,"hayat berbat" derdi
Loş kalbinde hayal kırıklıkları biriktirirdi
Her filmden, kitaptan bir rol seçerdi
Beğensin diye gelirse ölüm, makyajsız gezmezdi
Tanırsınız benim gibilerini boş sokaklardan
Çizgilere basmadan yürümeye çalışan insanlardan
Ama dün akşam dedim ki kendi kendime
Düşünme!
Kim anlamış ki sen anlayasın böyle?
Bir şey söyledi ki bence de doğru, bir bar filozofu
"Çok kadın hiç kadındır oğlum, yalnızlıktır sonu"
Kadehte yansımama baktı, ayaklı bir kanıttım
Kadın dergileri testlerinde her soruya yanıttım
Öyle güzelsiniz ki, galiba korkmaya başlamalı
Sizin kadar güzel olmak hemen yasaklanmalı
Durun, tahmin edeyim, balıksınız değil mi?
Çok yalnızım, n'olur size gidelim mi?


Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #9 : 14 Şubat 2008, 12:55:20 »

Galiba kendinizi pek enteresan sanıyorsunuz
Büyümeyen adam sendromu bu, ama yaşlanıyorsunuz
Küstah taklidi yapan erkekler familyasından
Milyarlarca zavallı adam midemi kaldıran

Ya siz hala bıkmadınız mı hiç kendinizden ?
Evinden uzak yalnız kovboy triplerinizden ?
Hadi gelin uyuyun koynumda eğer çok isterseniz
Ben uyanmadan giderseniz beni memnun edersiniz

Pardon ama herhalde bizim de bir gururumuz var
Nefret et ama acıma yeter ki istediğin kadar
Halbuki güzel kent masalları vardı aklımda
Mum ışığında anlatacağım kadın ve erkek hakkında

Tanırsınız benim gibileri boş sokaklardan
Çizgilere basmadan yürümeye çalışan insanlardan
Ama dün akşam dedim ki kendi kendime
Düşünme, kim anlamış ki sen anlayasın böyle !

Geldim sevgili arabam düldül yalnızız yine
Patlıycam çok sıkıldım kendimden ben bile
Bir ağustos böceğiydim ben ama kaybolmuş sazım
Eyvah polis amcalar her yerde, galiba yan bastım

Hiç üfletme memur abi, nefesim 95 oktan
Valla patlarız alimallah yanımda kibrit çaksan
Sen sormadan ben söyleyeyim ne ehliyet, ne ruhsat
Ne de sigortam var, sadece bu meymenetsiz surat

Sağolsun memur abi anlayışlı çıktı
Üzüldü halime, hadi git dedi, sakın sürme hızlı
Gözüm kapalı bile giderim ben bu yollarda
Eh bi de yavaş kullanmak ayıp olur içtiğim onca şaraba
Bas gaza !

Düşünme, kim anlamış ki sen anlayasın böyle !





Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #10 : 14 Şubat 2008, 13:26:19 »

yaralı dizlerim
koşamam ki
kapalı yollarında akamam ki
unutkan nehrinin
yolumu sormadan
bulamam ki
karlı dağlarında doğamam ki
saklı kentinin
"çok üzülme çok susma
çok darılma
çok ağlama
çok da kitap okuma"
dedi annem




"çok terleme çok yorulma
girdaplarında boğulma
yalnızlığına çok da alışma"
güneşim olmadan
göremem ki
ay tutulurken
uyuyamam ki
karanlık olsa da
ben herkesi sevemem ki
sevmeden de
yaşayamam ki
yanlış olsa da
"çok üzülme çok susma
çok darılma
çok ağlama
çok da kitap okuma"
dedi annem

"çok terleme çok yorulma
girdaplarında boğulma
yalnızlığına çok da alışma"
Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #11 : 14 Şubat 2008, 13:48:18 »

bu aşk
bizi nereye kadar savurursa
o kadar acıtacak canımızı
ama olsun
daldır elini göğsüme
al kalbimi
bul damarımı , bas ilacı
dindir acımı
çok mutluyum
şu anda ellerim
vücudunda
umurumda değil artık dünya
son defaymış gibi kaybederken
kendimi
en ucuz şaraplarda
son defaymış gibi kaybederken
kendimi
sırılsıklam
vücudunda
eğildim
öptüm dudaklarından
saç telin vücudumdan küvete
aktığında
içindeyim
içimdesin , anladım
aşk kanımda
kasıklarımda
çok mutluyum
şu anda ellerim
vücudunda
umurumda değil artık dünya
son defaymış gibi kaybederken
kendimi
en ucuz şaraplarda
son defaymış gibi kaybederken
kendimi
sırılsıklam
vücudunda
 
güneşteyim
arıyor balmumum
sapır sapır dökük
kanatlarım
aksın bacaklarından
oluk oluk
milyonlarca
doğmayacak çocuklarım


Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #12 : 15 Şubat 2008, 13:23:55 »

Tüm kaybolanlar, kaybolmuşlara
Rastlarsa zamanın birinde
Tek bir damla gözyaşım
Göle düşerse
Ellerimden kayıp gidince
Bir uyansam uykumdan
Bir damla gözyaşı var ellerimde
Sonunda görürüz balki
Sen de, ben de
Uçsuz bucaksızız
Bu yalnız şehirde
Yaşam sevincin duruyor mu
Hala içinde?
Sustun, konuşmadın
Sözcükler bitince
Bir uyansam uykumdan...
Bir damla gözyaşı var ellerimde



Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #13 : 15 Şubat 2008, 13:26:24 »

çoktandır yaşıyormuş gibi yapıyordum demek ben bu şehirde
çoktandır iki yabancı gibi yaşıyorduk demek biz bu şehirde
ben de
belki yaşar belki ölürüm
çoktandır eriyorsa eğer
silinirmiş meğer
büyük de olsa aşk
çoktandır kanıyormuş meğer,
çalışırdım inan farketseydim eğer
ben de
belki yaşar belki ölürüm
süresi hiç belli olmaz
yok ki zamanı
yarası zor geçer derler
yok ki ilacı
insan bazen yaşar bazen de ölür


Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #14 : 15 Şubat 2008, 13:28:01 »

sıkı sıkı tuttum ellerinden, kayıp gitme hayatımdan sen de diye bazen
ama ittim çoğu kez ürküp aşkından güçsüz yaptın diye beni sen
oysa derinlerde hep bildim ki kanımdaydın
öyle gurur duydum ki beni böyle büyük sevebildin diye bana rağmen
gelmiştim, görmüştüm, yenilmiştim, sevmemiştim tam gidiyordum dünyadan sen yokken
öyle güzel aldın ki beni içine, öyle sardın ki benim oldun
ama korktum
kaybedecek bir şeyim oldu diye korktum
kaçtım bildiğim dünyaya
parti bitmiş, herkes gitmiş, dava düşmüş, konu kapanmış
acıkmıştım, susamıştım, üşümüştüm
kavrulmuştum sıcaktan sana geldim
damağım kuru, gardım inik, boynum bükük, dedim `yine al beni`
`seni bilirdim` dedin `çektim kepenkleri`
dedin `öldü bendeki sen, gömülü şimdi`
baktım, anladım
parti bitmiş, herkes gitmiş, dava düşmüş
konu kapanmış.



Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #15 : 15 Şubat 2008, 13:29:25 »

Kırıklarını aldırdım kalbimin
Zırhımı çıkarttım astım portmantoya
Güzel vücutlar, boş suratlar
Benimse yenmiş tırnaklarım
Titrek ellerim var

Evet dedi, ben de seni aldattım
Bir kez de değil üstelik
Çünkü beni çok kanattın
Çok sevdiğim bir yalandın

Gönülçelen
Aynı anda utanmadan
Hem kırıcı, hem kırılgan
Yordun beni gönülçelen

Gönülçelen
Biraz gerçek, biraz yalan
Hem yarabandım, hem yaram
Bitsin artık gönülçelen


Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #16 : 15 Şubat 2008, 13:30:56 »

aklın kayarsa
ellerinden
sen alışırken
tam severken
gökyüzüne bak
bak da söyle
yıldızların en küskününe
üç adım al
sonuca doğru
ayrılışa
sevene doğru
sevdiklerin
acıların
tatlı evin, çocukların.
sahibiysen
tuzak bunlar
unutmaksa intikamın
unuttuğunu da unutmaksa
kanla da
terle de yazsan da farketmez
sulara yazdıysan eğer.
bilemezsin
sevemezsin
görmezlerse seni hiç
yenemezsin.
duyamazsın, bulamazsın
görmezlerse seni hiç
olamazsın.


Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #17 : 15 Şubat 2008, 13:34:28 »

saat 11miş meğerse,fildişinden kulelerde sönüyor ışıklar bak

geceye günaydın diyelim gözlerinde çapak varsa hemen silelim

sıradan ölümlüleriz

büyümüş kimyası değişmiş

yazarız banıp kanımıza

tutkunuzdur yazgımıza

nasıl anlasınlar

seni beni acıkmadan yiyenler,

uyumadan önce ayaküstü terlemeden sevişenler

niye külçe gibi kalpleri

kurumuş ağızları dilleri hepsi

yorgun yaşamamaktan

boşver anlamasınlar seni

ben anlarım bakışından bilirim her hücreni

sıradan ölümlüleriz

büyümüş kimyası değişmiş

yazarız banıp kanımıza

tutkunuzdur yazgımıza

nasıl anlasınlar

seni beni acıkmadan yiyenler,

uyumadan önce ayaküstü terlemeden sevişenler

nasıl görecekler seni

kapalıyken sımsıkı kalpleri

boşver dişle kendi fünyeni

zaten bir gün herşey biter

kabul edenler etmeyenler

kabul edilmiştir.

sıradan ölümlüleriz

büyümüş kimyası değişmiş

yazarız banıp kanımıza

tutkunuzdur yazgımıza

nasıl anlasınlar

seni beni acıkmadan yiyenler,

uyumadan önce ayaküstü terlemeden sevişenler




Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #18 : 15 Şubat 2008, 13:37:53 »

El sallamıştı annesine
Bayram izni dönüşünde
Hissetmiş miydi oğlunu
kurşun kalbi deldiğinde
kan revan içinde
yan yana aynı köprüde
annelerinin rüyalarında
öldükleri yaşlarıyla
ateş yanlı delikanlılar
ne şehit ne kahramanlar
düşnmansız bir savaşta
düştüler kalkmayacaklar
kan revan içinde yan yana aynı köprüde
annelerinin rüyalarında öldükleri yaşlarıyla
emin değildi kendi bile
dokunmuştuydu tetiğine
kesin olan tek şeyse
en yakın olmaktı ipe
kan revan içinde yanyana aynı köprüde
annelerinin rüyalarında öldükleri yaşalarıyla
kalpte kurşun ilmek boynunda
iki çocuk ölüm karşısında
hep çocuk kalacaklar büyümeden birer tabutta
ama yaşıyorlar gülüyorlar annelerinin rüyalarında
kan revan içinde yanyana aynı köprüde
annelerinin rüyalarında öldükleri yaşlarıyla
kan revan içinde yan yana aynı köprüde
annelerinin rüyalarında öldükleri yaşlarıyla
kan revan içinde yan yana aynı köprüde
annelerinin rüyalarında öldükleri yaşlarıyla
annelerinin rüyalarında öldükleri yaşlarıyla

Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
nush_1748
NuSh
Üye
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 282


tiby ( :


« Yanıtla #19 : 16 Şubat 2008, 00:38:45 »

bi buna yazıcam sadece

vasily naptın sen yaww
okumadınmı bu topiği açarken oraya yazmışlar albüm olarak yazın diye tek tek değil

tek tek ağarmış bak saçların tek tek
Logged

çoktan kapandı bu gözler
uykuya ihtiyacım yoktu ki
fermanım yazılmış haberim yok
kimileri derdi uyan duyardım
ama hiç ulaşamadılar hala uykudayım
hayatı bir senaryoya çeviren kimliğime
sahte rolleri oynayan benliğime karşın
hala direniyorum yaşamaya bu kainatta...
vasily_zeitsev
Co-Admin
Üye
*****

Karma: 340
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3618


www.mnaal.org


« Yanıtla #20 : 16 Şubat 2008, 19:06:09 »

olsun toplarız sora o kadar resım buldum bosa gıdıcekler yoksa
Logged

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez
nush_1748
NuSh
Üye
*****

Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 282


tiby ( :


« Yanıtla #21 : 17 Şubat 2008, 16:34:17 »

bravo muhteşem olmuş eline sağlık
Logged

çoktan kapandı bu gözler
uykuya ihtiyacım yoktu ki
fermanım yazılmış haberim yok
kimileri derdi uyan duyardım
ama hiç ulaşamadılar hala uykudayım
hayatı bir senaryoya çeviren kimliğime
sahte rolleri oynayan benliğime karşın
hala direniyorum yaşamaya bu kainatta...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: